Kawasaki KLE 500

Selamlar 🙂 Onu mu alsam, bunu mu alsam yoksa hiç motosikleti değiştirmeden mi devam etsin falan derken bir hafta kadar önce 20 kişilik bir grupla Erdek gezisine gittim. Orada iki tane Kawasaki KLE 500 vardı. Aklımda olan motosiklerden biri de KLE 500 olunca soru yağmuruna başladım. Motoru daha yakından inceleme fırsatı buldum ve kafaya KLE 500 almayı koydum.

Gezi sonrası sahibinden.com ‘ da fiyat araştırmaya falan başaladım. İki gün sonra Bursa’da turuncu 2005 model bir Kawasaki KLE 500 denk geldi. Sahibi de bizim gruptan,  Bursa Enduro’dan çıkınca daha da bi ısındım motora. Ama tabii ki cebimde metelik yok ama bir şekilde bu motoru almayı kafaya koydum. Öyle veya böyle bir şekilde finansmanı sağlamalıydım. Neticede de öyle oldu, bir gün sonra parayı buldum. 🙂 22.01.2015 tarihinde motoru görmeye gittim ve beğendim. 23.01.2015 Cuma günü ise motoru satın almış, ruhsatını çıkarmış ve üzerinde gezmeye başlamıştım bile!

Emektar Honda CBF 150’yi ise satışa çıkardım. ( ilan için tıklayınız ) Aslında 2 hafta önce de yeni akü almıştım motora ama nasip bu işler, yapacak bir şey yok 🙂

Şu an için yeni motorum ile çok mutluyum. Eksik bazı aksesuarları var onları tamamlamaya çalışıyorum. (Koruma demiri, elcik koruma v.s.)

2015-01-24_16-08-24_956

kle500

Tabi bir de KLE 500 alınca Facebook üzerinde KLE 500 grubuna katıldım. Şansıma bu grupta güzel çıktı 🙂 Yardım sever olmaları ise ayrı bir güzellik 🙂

kle5003


Kullandıkça öğreniyoruz, Öğrendikçe Seviyoruz, Sevdikçe Aşık Oluyoruz; BAĞLANIYORUZ!!!

Honda CBF 150’den sonra KLE 500’e geçiş yapmak elbette çok şey değiştirdi. Bu başlık altında; nasıl tanıştığımı, nasıl bir dönemden geçtiğimi ve motorumu tanıdıkça, dilim döndüğünce ve özgün bir biçimde sizlere KLE 500’ü anlatmaya çalışacağım. Biraz da hikayeleştirmeye çalışacağım çünkü genel olarak motosikletimle duygusal bağ kuran bir insanım. Çok fazla şu kadar beygir, bu kadar yükseklik yok efendim max hızı şu gibi klişe bir anlatım olmaması için çalışacağım (tabii ki bu bilgileri arada vereceğim ama hikayesel olacak 🙂 ). Aslında bu günler geçtikçe gelişen ve sürekli gelişmeye devam eden bir yazı olacak..


Güncelleme : 02.02.2015
Bölüm 1 : İlk Tanışma
Ağustos 2014’de CBF 150’im ile Akdeniz gezimi tamamlayıp tek parça halinde yuvama dönmüştüm. Aklımda “Önümüzdeki bahar aylarında (2015 Nisan – Mayıs) 250-650cc aralığında bir motor almalıyım” fikri belirmişti. Uzun zamandır takip ve inceleme safhasındayım, yaklaşık olarak 5 ay geçti bu fikir kafama gireli. Elmanın çekirdeği, üzümün sapı ayıklayıp geziyorum. Gönlüm gece bir ona koşuyor, sabah bir kalkıyorum ki aklımda başka biri var. Önce diyorum “0 Km almalıyım” sonra “ne gerek var oğlum sıfıra, temiz bir ikinci el al, japon olsun senin olsun”. İlk başlarda Tenere 660’a gitti gönlüm, sonra aklım dedi ki oğlum geri dön… Sonra Kawasaki Versys dedi aklım, gönlüm dedi ki Tenere 660. Sonra cebime baktım o da küçük emrah gibi boynu bükük dedi ki “olsa olsa Suzuki GW250”. Bir çılgınlık geldi aklıma Vulcan S dedim, sonra KLE 500’ü gördüm, şöyle gözümün ucu ile baktım. “Bu da ne be!, tipsiz şey…” dedim geçtim. Şu ana kadar yazdığım tüm motosiklet modellerinin arasında gittim geldim her gün. Sabah tamam kesin bunu alcağım diyorum, akşam oluyor bir bakmışım aklımda başka motor ile uyuya kalmışım. Kawasaki KLE 500’e de arada sırada göz atmıyor değilim, fiyatlarına bakıyor, kendimce araştırıyorum ama hiç alıcı gözle bakmıyorum. Ne de olsa o benim düşüncemde evde kalmış iyi bir aile kızından farksız…

Tarih : 18 Ocak 2015
Bugün Erdek’e gidiyoruz. Sevgili Şükrü ağabeyim ( https://www.facebook.com/sukru.sevimli.7 ) ve saz arkadaşları ile birlikte. Bende geyik olsun diye gidiyorum tabii ki CBF 150 ile 🙂 Sonra bir ara, ara açılıyor ben geride kalıyorum ve bir köşede beni iki tane KLE 500 bekliyor “devam et” diyorlar. Ben geçince arkamdan geliyorlar, Ben önde onlar arkada Erdek’e varıyoruz. (Biri Feridun Ulu ( https://www.facebook.com/sferidun.ulu ), diğeri Gökhan Güney ( https://www.facebook.com/gokhan.guney.127 ). Biz Erdek’te otururken gözümün ucu ile baktığım ama çokta gönlümün olmadığı bu ev kızımızı sorgulamaya başlıyorum. Hem de yakından göz atıyorum. Aslında hep gönlümde olan Tenere 660 kadar yüksek, onun kadar güçlü ve hep Tenere 660 düşüncemin önündeki engel olan tek silindir olması olayına karşılık bu KLE’nin iki sildirli olması bir anda kanımın ona karşı ısınmasını sağlıyor. İlk görüşte aşk denilen şey bu mu acaba? O gün aldığım bilgiler ile ayrılıyorum Erdek’ten. Aklım karışık ama ağzımda bir cümle ile “Ben KLE 500 alacağım.”

O gece daha derinlemesine araştırıyorum KLE 500’ü. kaç beygir, kaç model, nerede üretilmiş? Woow woow wooow bir saniye?!?! Made in Japan?! Şimdi konuşmaya başlıyoruz bebeğim…

45 hp? Güzel… 6 vites… O da güzel… Önde havalı çatal? Bak bu da güzel, bas havayı yürü…Tamam… Tamam… Alacağım bunu…

Her ne kadar kafama buyruk, istediğim her şeyi yapan bir insan olsam da motosiklet konusunda iki mentorum var biri babam diğeri amcam. Onlar onaylamıyor ise bir işe girişmem, uzun soluklu geziye çıkmam ama onlarda despotluk kesinlikle yapmazlar genellikle her mantıklı düşünceme onay verirler, yada yol gösterirler. Önce hemen babamı çağırıyorum motoru gösterip , anlatıyorum. Ne dersin? diyorum. “Seyrek basan” diyor. “O ne baba!?! anlamadım birşey” diyorum. “Kafasını nereye çevirirsen oraya gider, hoplaya zıplaya istediğiniz her yere çıkarsınız beraber” diyor. Tabii ki hemen ardından kahkahalar patlıyor. Tekrar soruyorum “Ne diyorsun?…” (ciddiyet) “Alabiliyorsan al, yürü.. arkandayım” diyor. Sonra amcam… o da tamam… Hatta “O motor seni gömer de, sen 2-3 sene içinde kurtlanmaya başlarsın 1000-1200 arası birşey bakarsın” diyor. Peki bu konuda cebimiz ne diyor? Hala küçük emrah modundan çıkabilmiş değil… Neyse biz sahibinden.com’a bakmaya devam zaten iyi bir motor bulana kadar parayı da buluruz….

Tarih : 19 Ocak Pazartesi – Sancılı dönem… iş yerinde bütün gün browser açık şekilde 10dk’da bir sahibinden.com KLE 500 sayfasını yeniliyorum…. Eve geliyorum aynı şekilde devam yatana kadar… Hani aşık olduğunuz bir kız olurda yüz vermez, yada gidip açılamazsınız ve bir sancı olur ya aynen öyle hissediyorum… Telkine de devam ediyorum “Dur oğlum dün bir bugün iki daha Mayıs ayına 4 ay var…”

Tarih : 20 Ocak 2015 Salı 
Yer : Sahibinden.com – Bursa’da bir KLE 500 turuncu, temiz de görünüyor, açıklama kısmı da özenle yazılmış. Hoşuma gidiyor ama para yok ya, kim satıyor ona bile bakmıyorum. Fiyatı da uygun aslında. O gün işten çıkıyorum. Eve geliyorum, şans o ya hiç aklımda yokken Bülent CAN ağabeyim ( https://www.facebook.com/bulent.can.961 ) arıyor. “Pazar günü ne gezdiniz be kardeşim!” diyerek başlatıyor muhabbeti. Durumu anlatıyorum Bülent ağabeye, o da grupta Bilal YÜKSEL var onda olması lazımdı bir KLE 500 ve satıyordu diye hatırlıyorum diyor. Cebimde para yok ama bir şekilde yolu bulunur diyerek gaza gelip forumdan mesaj atıyorum, halen satılık KLE 500’ünüz var mı diye 🙂 “Duruyor hatta bugün ilan verdim sahibinden.com’a” deyince benim aklımda şimşekler çakıyor ve bugün gördüğüm ilanın onun olduğunu anlıyorum…. Bir anda içime arı kovanı kaçmışçasına yerimde duramaz bir hale geliyorum… Yaş 28 ama hiperaktiflik had safhada… 24 saat mühlet istiyorum. Yarın gece 00:00’a kadar finansman sağlayıp sağlayamadığımı bildireceğimi söylüyorum… Kısaca gece 00:00’de bal kabağına dönüşecekmiyiz dönüşmeyecekmiyiz bekleyip göreceğiz….

Tarih : 21 Ocak 2015 Çarşamba
24 saatinin 8 saatini uyuyarak geçirdim. Kaldı geriye 16 saat. Akşama kadar motoru alacak parayı bulmam lazım ve benim cebimde sadece 20 TL var. Üstüne üstlük bir de borcum var, taksit falan ödüyorum ve kredi alma imkanım da pek yok ama kafaya koydum o motoru almam lazım. Hesap kitap yaptım, dengeleri , denklemleri kurdum aslında bir banka bana kredi verse ben bu motoru alabiliyor ve geri kalan kısımla da bir şekilde geçinebiliyorum ama bankaların bilmediği şey benim bu geriye kalacak küçük miktar ile geçinme imkanına sahip olduğum… Doğal olarak o kapı kapalı. Sabahtan başlayarak, tanıdığım herkesi aradım ve finansman için destek olmalarını talep ettim tabii ki hepsine de ekonomik planımı anlattım. Tabii ki herkes benim gibi deli değil…Sonuç çıkmadı… Hayır , hayır kesinlikle olmaz… Ben bunu başaracağım ve o motoru alacağım… Amca? “1 gün önce bunu söyleseydin imkanım vardı ama şu an çok üzgünüm bende büyük bir borç altına girmiş bulunuyorum” Tek seçenek kaldı… Baba… Normalde babamın her zaman destek olacağını bildiğim için pek ondan yardım istemem, çünkü zaten yardım edecek yani ne anlamı var ki ondan istemenin? Zorluk yok, çaba yok, iste yapsın… Anlamı yok… Kendim çabalamayı daha çok seviyorum… Saat 21:00-22:00 arası. 24 saatin dolmasına 1-2 saat var. Babama durumu anlatıyorum, ekonomik planımı açıklıyorum, planıma kafası yatıyor ise hibe değil finansman istediğimi söylüyorum… Hiç düşünmeden “Tamam” diyor…. Hemen irtibata geçip finansman işini hallettiğimi ve motoru alacağımı bildiriyorum…

Tarih : 22 Ocak 2015 Perşembe
Bugün ilk dokunuş ve ilk yakınlaşma gerçekleşecek, motosikleti görmeye gidiyorum. Önce bir etrafında dolaşıyorum sonra çalıştırıyorum ve uzun süre sesini dinliyorum… İşte bu! Tamam tamam… kararım kesin!

Tarih : 23 Ocak 2015 Cuma
Daha bir kaç gün öncesine kadar sadece hayal olan bir hedefin gerçekleştirmenin mutluluğu ile KLE 500’üme kavuşuyorum. Artık yeni maceralar, yeni yollar bizi bekliyor bakalım başımıza neler gelecek, birlikte ne tehlikelerden kurtulacağız…


Güncelleme : 03.02.2015

Nerede kalmıştık?

Bölüm 2 : Nasıl bir motor bu Kawasaki KLE 500?
Şimdi öncelikle Nasıl bir motor bu KLE 500 demeden önce insan bir dönüp kendisine sormalı hatta soruların tam sıralaması şöyle olmalı bence (bu soruları kendime sürekli soran bir motorcuyum):

1-Ne amaçla kullanacağım bu motoru? (Genel amaçlar)
Orada burada fink atacağım, o koy senin, bu dağ benim, şuradaki rampalar da Süleyman’ın (neden Süleyman olduysa buradaki isim bilemiyorum artık 🙂 Okuyanlar arasında Süleyman var ise Selamlar 😉 ) olsun diyerek gezeceğim…Yükleyeceğim katır gibi, vuracağım kırbacı kamp yapmaya gideceğim. Yeri gelecek sökeceğim çantaları hafif olacak ve hafta sonları kısa geziler yapacağım. Belki hep asfaltta giderim belki stabilize yola girerim. Belli de olmaz hem psikopatım hem dengesiz kısa mesafeli offroad’a da ucundan azıcık bakabilirim…

2-Gelecekte alacağım motor ile ilgili ne gibi planlarım var? (Uzun vadede)
Hayallerim yüksek, aklımda hepsi paraya entegre olmuş bir çok rota ve ülke var. Acaba önce Asya’yı mı dolaşsam yoksa Avrupa’yı mı? Sonuç olarak her ne kadar eski bir motor ile yollara revan olup uzun mesafeler gitmek gibi bir düşüncem olmasa da o yola düşeceğim motora yakın bir motor kullanmalıyım. Aynı sınıfta olmalı ve sınıfa alışmalıyım. Belli mi olur, belki hiç sorun çıkarmayan bir makinedir alacağım şey, o eski denecek motor ile yola revan olurun… Sonuç olarak uzun vade de amaca hitap etmeli…

3- Bu durumda ben nasıl bir motosiklet almalıyım?
Tabii ki herkesin hayalinde olan az yakan , çok kaçan bir motor almalıyım. 🙂 Hemen modeller sıralanır gözünüzün önüne , Tenere 660 , KTM 1190 ADV-R , KLE 500 , AfricaTwin (belki de yeni çıkacak olan), Transalp (sevemedim şu motoru bi türlü) ve bu liste uzar gider… Aslında bir çok motorcunun istediğidir, her şeyi yapabilecek bir motorunun olması ama bu da hep bir yerlerden bazı özelliklerden feragat etmemiz gerektiği anlamına geliyor. Konfor istiyorsan, dünyayı gezemezsin… Hız istiyorsan katır gibi yükleyemezsin v.b… kombinasyonlar uzar gider. Sonuç olarak ilk iki soruya verdiğiniz yanıtlara hitap edecek tüm motosiklet modellerinizi sıralarsınız, fiyatlarına bakarsınız, bütçeyi gözden geçirirsiniz, bütçenize uymayanları elersiniz, geriye kalanlardan ise sesi, görünüşü hoşunuza giden ve kanınızın ısındığı marka-modeli seçersiniz… Ben şahsi olarak Japon’cuyum. İtalyan’da güzeldir, Alman’da ama Japon’un yeri ayrıdır benim için… Bilirsiniz sadece Türk’lerde olan bir deyim vardır “Japon yapıyor kardeşim!” 🙂

Şimdi gelelim bölüm başlığına : Nasıl birşey bu KLE 500? Konunun en başında dediğim gibi öyle teknik terimlerdir efendime söyleyeyim maşası cikcikli, kaliperi vikvikli konularından uzak durmaya çalışıyorum çünkü böyle bilgileri edinmenin biraz olsun faydalı olmasına karşın çok büyük gereklilik arz etmediğini düşünüyorum.

Hoşuma Giden Yönleri
Yüksek : Dünyayı balkondan izlemeye başlıyorsunuz.
2 Silindirli
Mekanik bir motor. Kontrolü sadece sizin elinizde olan saf güç.
Amaçlarıma uygun yükleme modelleri uygulanabiliyor.
Tel jantlı olması
100 km/h sabit hızla giderken gaz koluna dokunduğumda motordan tepki alabilmem ve bu tepkinin canlı olması “Hadi! gidiyor muyuz?” demesini seviyorum.
Konfor çok çok iyi olmasa da yeterli (solo)
Rengi hoşuma gidiyor (KLE 500 turuncusunu ben Keşiş turuncusu olarak tanımlıyorum, hani şu uzak doğudakiler var ya 🙂 )
Çok geniş değil, aralara girebiliyorum.
Yüksek 2 : Trafikte araya girince ayna ve gidon otomobillerin aynalarına çarpmıyor. (Dizlere dikkat!!! – yayılmadan efendi gibi oturun motor tepesinde)
Kullanımı çok kolay, kıvrak. CBF’ten daha kıvrak olduğunu söyleyebilirim…
6.vites 5000 devir civarında çok tatlı ve yeteri kadar hızlı gidişi var.
Girdiğim dandik köy yollarında kullanıma daha uygun çünkü off-road’a yatkın bir motor.
Asfaltı da hiç kötü değil
4500 devir’den sonra 7-8 bin devire doğru çıkarken motor çığlık atıyor, muhteşem bir ses, bu hoşuma gidiyor. O çığlık attıkça ben kaskın içinde gülümsüyorum 🙂
Motoru bir alt vitese düşürüp kompresyona soktuğunuzda çıkan o ses, o ses var ya…. Anlayamazsınız diyorum babasının 100 bin euroluk yat aldığı çocuk gibi. 🙂
Hayatımda bana hiç yol vermemiş bayan sürücüler artık beni fark ediyor ve bana yol (hayatımda hep bu da mı gol değil? yine mi bamya? derdim. şimdi kuru fasulyeye terfi ettim sanırım 🙂 )veriyor.
İş yerimdeki arkadaşlar “Hayat sana güzel” diyor. (“Size mi güzel olacak?” “Tabi ki bana güzel olacak, hem bekarım hem motorcuyum” diyorum)
Dik oturuş pozisyonunu seviyorum.

Hoşuma Gitmeyen Yönleri :
Yakıtı biraz yüksek (kişiye göre değişir, ama bence karşılanabilir bir maliyet ve buna değer)
130 km/h hızdan sonra titreşim var.
150 km/h hızdan sonra Allah’a emanet gidiyoruz durumu hakim.
160 km/h hızdan sonra “Yan cehennem 2 kamyon kömür ile geliyorum!” durumu mevcut.
Benzin göstergesi yok.
Vites göstergesi yok. 6. vitesten sonra hep 7’yi arıyorum…
16 litre depo yeterli ama bence biraz az. Menzil 300km civarı. Her 200km’de bir yedek depoya düşüyor. (kimi zaman 198’de kimi zaman 209’da değişiyor kullanıma bağlı olarak)
Artçı olarak binenin de sürücünün de vay haline, bir kez artçı aldım, bi daha da zorunda kalmadıkça almam.
Tel jantlı olmasını seviyorum lakin lastiklerin iç lastikli olmasını pek sevmiyorum (ama amaca uygun lastiğin bu olduğunu biliyor ve sineye çekiyorum)


Güncelleme : 20.02.2015

Aslında bu bölümün aksesuarlar hakkında olmasını düşünüyordum fakat asksesuarlar hakkında daha sonra yazmak istiyorum. (biraz daha zaman geçsin, tam olarak karar veremediğim noktalar mevcut.)

Bu bölümü ara bölüm olarak değerlendirebiliriz sanırım..

Ne demiştik 23.01’de motorumuzu aldık henüz 1 ay olmadı. Aslında an itibari ile 24 gündür KLE 500 sahibiyim bu süre içerisinde 1357 Km yol yaptım. Hemen bi yakıt tüketimi bilgisi vereyim en güncelinden 🙂

Yakıt Tüketimi :
68,33 litre / 1357 km = 0,0503537214443626 litre / km * 100 = 5,035 litre / 100 km
293,5 tl / 1357 km = 0,2162859248341931 tl / km * 100 = 21,6285 tl / 100 km

Bence gayet makul seviyede 🙂 Çok fazla sakin kullandığımı da söyleyemem, hem şehir içinde hem tapa gaz giderek bu seviyelerdeyim. Halen bu tüketimin doğru bir değer olduğunu düşünmüyorum çünkü iki depo önce bir ara 7,4 litre / 100km’ye kadar çıkardım tüketimi. Pompacıya hazin bir şekilde baktım, o da bana ne bakyon? hareketi yaptı. Yok birşey dedim geçiştirdim. 🙂 Normalde 200 km olarak bahsettiğim menzil 160 km’ye falan düştü bir ara (artık nasıl bir hayvansam siz düşünün gerisini)

Bir ara AMHO (Ağır Makineler ile Hafif Offroad) olayına da girdim. Her taraf çamur falan oldu. Ne pis işmiş arkadaş bu offroad ya, girmesi , gitmesi güzel de sonra temizliği hiç güzel olmuyor. İliğime kemiğime kadar çamur oldum 🙂 bu nedenle iki seferdir babama yıkatıyorum motoru işi bitince sahneye çıkıp zinciri yağlıyor ve WD40’lıyorum muhtelif yerlerini motorun. En son olarak nota verdi babam, bi daha bu hale getirir isen motoru elimi sürmem haberin ola dedi 🙂 Ufaktan da bir videosu var AMHO olayının aşağıya bir yere ekliyorum 😉 Keyifli seyirler.

Tabi şimdi videosu var da benim hislerim ne oldu? Stablize bir yolda otoyolda gidermişçesine rahat gitmek mükemmel keyif verici, o oyuklar, çukurlar falan var ya sizi hiç rahatsız etmiyor. en son bi ara ibrede 120km hız gördüm düz stabilize yolda , “alooooo nereye gidiyoruz atiiiii?!?!” dedim kendime ve gaz kolunu kapattım yavaştan. Gerçekten kötü yolda da güven veriyor size KLE 500.

33.586 km’de aldığım motor şu an 34.943 km’ye geldi. 35.000’de yağ değişimi yapmayı düşünüyorum. Sonrasında hatırlaması kolay olur. Kitapçık her 6.000 km’de bir yağ değiştirin diyor ama ben her 5.000 km’de bir değiştiririm diye düşünüyorum bu şekilde de 35bin – 40bin – 45bin diye giderim. (Bu fikir Gökhan Güney’den geldi, güzel de oldu aslında 🙂 )

Yağ olarak Mobil 1 15w50 Racing 4T tercih ettim. Bu lanet olası yağı online olarak sadece 2 yerde bulabildim birisinde 38tl / litre fiyat var (kargo bedava) diğeri ise 35,5 tl / litre ama kargo bedava değil. Acaba daha ucuza bulabilir miyim? sorusu aklımdan çıkmadı tabii ki, Bursa Mobil 1 distrübütörü Makyağsan ( www.makyagsan.com.tr ) ile irtibata geçtim. 35 tl / litre fiyat çektiler ama kargo ile göndermiyorlar. Sonra iş yerimin ismini verince “biz her hafta sizin şirketinize uğruyor ve yağ bırakıyoruz zaten” demezler mi? Vuhuuuu bendeki sevinci tahmin dahi edemezsiniz. Hemen ismimi verdim ve Salı günü gelip 3 litre yağımı getireceklerini söylediler. 🙂 Güzel oldu , çok iyi oldu 🙂 -10°C ile 40°C aralığında KLE 500 için uygunmuş bu 15W50. (kitapçık öyle diyor valla ben onun yalancısıyım…)

Yağ filtresi olarak Mann tercih ettim. Neden K&N değil? K&N bir amerikan şirketi olmasına karşın Türkiye’de satılan K&N filtrelerin uzak doğu imalatı olduğu söyleniyor…

Diğer taraftan boş vakit buldukça KLE 500 için küçük küçük ekipman toplamaya devam ediyorum. Mesela öncelikle bir kumpas aldım, çeşit somunu , civatayı ölçmek ve buna göre takım taklavat toparlamak için. Motosikleti tanımaya çalışıyorum 🙂 Bıcıbıcı yapmak için tavsiye üzerine TurtleWax Araç Şampuanı aldık. Test ettim (dahası babam test etti 😀 ) ve başarılı buldum. Tavsiye edilir. Lastik tipi değişince tamir seti de doğal olarak değişti, yamalar Rema TipTop, yapıştırıcı Maruni Vulkarn (200ml), 30cm’lik 2 tane levye.

Son olarak bu bölüm içerisinde başka bir olaydan bahsetmek istiyorum. 14 Şubat 2015 Cumartesi günü CBF150’mi yeni sahibine teslim edecektim. Etmeden önce motoru dışarı çıkarttım, önce biraz sildim, temizledim. Sökmüş olduğum ve ardiyede duran çantalarını çıkartıp onları taktım. Uzun camını falan taktım. sonra WD40’lanacak yerleri WD40’ladım. Zinciri yağladım. Lastik havalarını kontrol ettim. Sonra marşına bastım. Biraz zorladı tabi ama aldı (3 haftadır yatıyordu karakaçan). Ses? o ses… bir garip geldi. “Bu ne fiti fiti?” Ara gaz falan ver… cık cık cık yok bu ne ya?! fiti fiti…. Bir anda durdum dedim kendime “ulan eşşek civciv yumurtadan çıkmış kabuğunu beğenmemiş, 3 hafta önce bunun tepesindeydin işte” Stop ettim, bir sigara yaktım, döndüm etrafında falan. Bir daha marşa bastım… Çalışıyor (fiti fiti fiti fiti)… Teslim alacak eleman henüz gelmedi… Babam geldi dışarı… Babama, “Dur ben bi tur atayım şununla” dedim ve atladım tepesine CBF’in. Sonra dondum kaldım… Babam bana bakıyor, ben babama… Sonra biraz güldüm ve duraksadım yine… Babam : “Ne oldu?” dedi. ben donmuş kalmıştım… Babam tekrar “Ne oldu, bindin tepesine kaldın öylece?” dedi.

Ve ben cevapladım :
“Baba, ben nasıl bir manyakmışım, nasıl bir psikopatmışım, nasıl bir özgüven patlaması yaşamışım ki bu motorla 11 günlük Ege & Akdeniz turuna çıkmışım. Şu anda kendime inanamıyorum. Ben o işi bu güdük motorla nasıl başarmışım gerçekten şu anda inanamıyorum ve inanamamın dışında şu anda aradaki farkı anlayınca kendimle bir başka gurur duyuyorum, tarif edemem.”

Hadi kalın sağlıcakla… Devamı gelecek 🙂

—————————————————-

Güncelleme : 27.02.2015

Bölüm 4 : Aksesuarlar

Ah o aksesuarlar yok mu beni baştan çıkartan…. Hayatımda hiç aksesuar bulmakta bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum… İstediğiniz şeyi bulmak ya zor, yada buluyorsunuz Türkiye’de yok ve yurt dışından getirtseniz ateş pahası… Kendiniz yapayım deseniz tam istediğiniz gibi olmuyor… Hani oturup bazen ağlayasım geliyor… Motoru da yeni aldık cepte para yok… Ama yavaş yavaş hepsi toparlanacak… zamanla tabii ki 🙂

Bu konudaki görüşüme gelir isek : Motosikletin hayati parçalarında : Motor bloğu, yürüyen aksam, gaz teli, debriyaj teli, lastik, zincir, dişli, motor yağı, fren balatası, filtre v.s. v.s. kısaca motorun ilerlemesini ve çalışmasını sağlayan her türlü parçada orjinalden başka bir parça kullanmamaya özen gösteririm. Yağını, filtresini de fiyatı ne olursa olsun alabileceğimin en iyisinden almaya çalışırım. gerekirse üzerime giydiğim pantolonu dahi satar alırım. Diğer ıvır zıvır aksesuarları ise fiyat/performans kriterine göre değerlendirir en ucuz ve en iyi performansı verecek olanı seçmeye çalışırım. Bu konuda Aliexpress ve e-bay’e bakmayı kesinlikle atlamamak lazım. Eğer bir parçayı şekil için alıyor isem de hiç kalitesine bakmam, en ucuzunu alır takarım. (bozulsun, kırılsın bi daha alırım sıkıntı yok.)

1.Koruma Demiri :
Seçenek A : Gideceksiniz 500-600 tl vereceksiniz kafanıza göre uygun bir demir yaptıracaksınız ama işçilik ne kadar kaliteli olur o şansınıza kalmış. Yada görsel olarak ne kadar başarılı olur bilinmez.

Seçenek B : Hepco-Becker var , Türkiye’de yok, fiyatı da çok güzel…. yada SW-Motech…

Seçenek C : Yerli üretim var. 220 TL, Aydın Nazilli de birisi yapmış satıyor… Başka da adam akıllı işe yarar yapan bulamadım. Başka bir imalatçı daha var ama onun yaptığını takar iseniz motor devrilipte ayağınız altında kaldığında koruma demiri nedeni ile dizden altında kırık oluşması muhtemel.

Tercihim A olacak muhtemelen. Kafama göre uygun birşey yaptıracağım.

2.Elcik Koruma :
Seçenek A : SW-Motech Cobra – Almanya’da dostunuz varsa ve paranız da varsa 300 TL gibi bir fiyata bu elcik koruma bence en güzel tercih olabilir. Ben de dost vardı ama elcik korumaya bu kadar para vermek istemedim açıkçası.

Seçenek B : Acerbis 100€-150€ gibi bir fiyata Türkiye’de alabilirsiniz.

Seçenek C : Acerbis (yan sanayi – çin sanayi) Aliexpress’ten 34,15 dolara alabilirsiniz. (kargo bedava) Yorumlar olumlu.

Tercihim C oldu. Neden? Bana göre elcik korumanın mantığı motosiklet devrildiğinde (inşallah öyle birşey olmaz.) Manetler kırılmasın ki yola devam edebilelim (fren-debriyaj). diğer bir olayı ise önde biraz deflector olsun ki rüzgardan azıcık korusun ve taş falan gelirse elimize çarpmasın. Şimdi deflector dandirik bir plastik olabilir oraya annemizin piknikte kullandığı plastik tabakları koysakta aynı işi yapacaktır. (rüzgar ve taş konusunda) diğer devrilme olayındaki mantık ise metal olan iç iskelettir. Aliexpress’ten aldığınızın içinde de bu iskelet mevcut. bana göre sıkıntı yok yani. (Acaba?)

3.Cross Bar Pad :
Türkiye’de adam akıll birşey bulamadım. (online olarak bulamadım, belki sağa sola baksam bulurum) Ebay’e baktım fiyatlar çok uçuk. (30-50 dolar yada daha fazla) İşlevi için değil ama şekil için istiyordum bu aksesuarı o nedenle Aliexpress’ten 6,29 dolara aldım (kargo bedava)

 

4.Elcik :
Motorumun üstünde bulunan mevcut elcikler biraz eskimiş (orjinal değil değiştirilmiş) bu nedenle değiştirmek istedim. Değiştirirken yine sert değil, yumuşak olanlardan olmasını istedim (daha iyi tutunma sağlıyor.) Bunu da Aliexpress’ten ucuza aldım. (Protaper yan sanayi 🙂 ) Diplerini keserek montaj yapacağım. Fiyat : 5,69 dolar (kargo bedava)

 

5. Windshield (Siperlik)
Seçenek A : Param var en iyisini alacağım. Puig alabilirsiniz. Ebay fiyatı 87€ + 50€ kargo (+gümrük vergisi) vergi hariç şu an minimum 381 TL.

Seçenek B : Zeus , yerli üretim. 4mm kalınlık ve 45cm uzunluk var.. 2005 sonrası ve öncesi iki modele de uygun camları mevcut. 120 tl gibi bir fiyat var.

Fiyat nedeni ile Seçenek B’yi tercih ettim. Aldım, Monte ettim ve kullanıyorum ve memnunm. Pek sanmıyorum ama eğer ilerleyen zamanda sorun çıkar ise Puig’e yürürüm.

6. Çanta & Yük Sistemi
Uzun zamandır üzerinde düşündüğüm ve tasarladığım bir konu.
6.a : Yan Çanta : GlobeScout 35L x 2 çanta setini almayı hedefliyorum. 49x22x39 gibi bir boyutu var ve bu bence uygun. Herkes Trexes diyor ama ben tercihimi GlobeScout’tan yana kullanacağım. Yan çanta demiri konusunda problem var. bulmak sıkıntı bu nedenle muhtemelen bi usta bulup kafama göre sağlam birşey yaptıracağım.
6.b : GlobeScout yerine fakirin dostu Trexes’e de yönelebilirim. bir kaç gezgin var takip ettiğim şu zamana kadar şikayetlerini duymadım.
6.c : Arka Çanta : Arka çanta olarak motosikletin üzerinde 53L Givi çanta geldi fakat bunu şehir içi ve günü birlik turlar dışında kullanmayı düşünmüyorum. Onun yerine arkaya aluminyum genişletme tablası takacağım. (yaptırabilirsem türkiyede yaptıracağım olmazsa paraya kıyıp Hepco Becker’dan sipariş vereceğim.). Arkaya sosis çanta v.s. bağlamak için

Sonra baktım olacak gibi değil yurt dışından getirtmek falan hikaye, http://adventurer.com.tr ile iletişime geçtim. çizim versem yapabilirler mi onu sordum, yaparız dediler. Sonra kardeşime AutoCAD’te çizim yaptırdım, sonra bu çizimi adamlara kullanma hakkı verdim ve yazılı olarak tasarım hakkı talep etmeyeceğimi beyan ettim ve bu şekilde uygun fiyata (maliyetine) işi bağladık. güzel oldu, pek iyi oldu 🙂

Çizdiğimiz parça  : 48 cm x 30 cm – kulakçıklar 5cm ve malzeme kalınlığı 5mm Almg5 olrakta bilinir. (Bayağı büyük, görüntü belki kötü ama çok işlevsel 🙂 )

6.d : Bağlantı Kayışı : İstersen çamaşır ipi ile bağla, yeter ki bağla 🙂

7.f : Tooltube :
Şu adresten detaylı bilgi alabilirsniz : www.thetooltube.com
Nedir? Tüp gibin, termos gibin birşey, su geçirmiyor. alet , edevat, yakıt (içine tüp alarak), ıvır zıvır taşımaya yarıyor. Ben 2 tane normal boydan alıp, motorun arka tablasının altına takmayı düşünüyorum. (sinyallerin yerini değiştireceğim ve oluşan boşluktan faydalanacağım. buraya da eklerim yapınca).

 

Bu bölüm daha da uzayabilir ama şu andan itibaren konsepten çıkıyorum bölüm işini bitiriyorum. Bundan sonra motosiklet ile ilgili birşey eklemek istersen bu başlık altına devam edeceğim 🙂


Güncelleme : 08.03.2015

Yakın bir zamanda motosikleti bakıma soktum, neler yapıldı bi listesini yayınlayayım.
1.Yağ ve Filtre değişti. (Mobil 1 %100 Sentetik 15w50 yağ ve Mann filtre kullanıldı.)
2.Radyatör suyu boşaltıldı yenilendi (antifrizli)
3.Ön ve Arka hidrolikler yenilendi.
4.Elcik ve Elcik korumalar takıldı.
5.Ön far ampülleri değişti (Osram takıldı projektör gibi mübarek, gece grup sürüşlerinde arkadan geliyorsam çok küfür yiyorum )
6.Karbüratör senkron ayarı yapıldı.
7.Sol sinyal takılı kalmıştı problem giderildi.
8.Konjektör arıza yaptı bu nedenle akü şarj etmiyor ve marş basmıyordu, Konjektör değişti.
9.Cikle teli kısa kalıyordu ve gidonu sağa doğru çok çevirince motorun devri yükseliyordu, cikle teli değişti.

Bunların hepsi toplam (sadece yağı ve filtreyi ben verdim, 135 TL tutarında) 500 TL’ye halloldu. bir de üstüne motoru öyle bir temizlemiş ki sağolsunlar şasisine kadar parlıyordu motor. Şimdi yine toz toprak içinde 🙂 )

Neyse motoru teslim aldım, eve gittim hiç bir sorun yok. Sonra fark ettim ki arka stop yanmıyor. yarın bi uğrarım tekrar diyerek içim rahat yattım. Ertesi gün iş çıkışı yola koyuldum hiç bir problem yoktu ki, sıkışık trafikte beklerken bi ara deviri durduğu yerde 2bine kadar yükseltti motor kendi kendine. Sonra ne oluyor demeye kalmadan bin devirin altına düştü falan hooopp noooluyo demeye kalmadan motor fişi çekti. Kontağı kapa aç marşa bas giv giv giv derken aldı devam ettim (allah’tan o ara trafik zaten akmıyordu arada kalmıştım). Neyse az kaldı dayan bebeğim doktora varacağız şimdi derken tam Mimar Sinan istasyonun yanından 90km/s hızla sol şeritten geçerken bi anda motosiklet boğuldu, sonra tekrar devir arttı derken yine kapattı kendini, sağ şeride de atamadım kendimi ve sol şeritte az bi boşlukta sıkıştım kaldım. Allah razı olsun kimse de pek duyarlı değil, durun diyorum, el kol sallıyorum (motoru sol şeride iterek götüreceğim) ama yok kimsenin umurunda değil. 5 dakika kadar insanlıktan umudumu kesmedim ama sonra baktım ki kimsenin umurunda değil, motoru tekrar çalıştırmaya çalıştım. (yan sehpaya da alamıyorum çünkü bi alsam kesin birisi sağımdan geçerken götürecek beni.), acaba benzin mi bitti (dün akşam fullemiştim depoyu ve sadece 60km yapmıştım, pek mümkün değil) diyerek rezveye geçirdim depoyu biraz bekledim sonra marşa bastım tık yok. Gaz telinde mi problem var acaba? diyorum kontrol ediyorum ama herşey normal görünüyor. Bir iki dakika uğraştıktan sonra motosiklet çalışıyor sağa sinyal verip yola çıkıyorum ama bu sefer motosiklet bi devir yükseltiyor, bi alçaltıyor ben kah birden hızlanıyorum kah yavaşlıyorum. Bir yandan da dua ediyorum bi tarafa girmeden, arka tekeri kaydırmadan tamirciye ulaşayım diye. Varana kadar bir kez daha aynı problemi yaşadım ama bu sefer başıma gelecekleri bildiğim için sağ şeritten gidiyordum çok büyük problem olmadı.

Varacağım yere ulaştım, arka stopu düzelttik sonra şu devir yükseltme / alçaltma / stop etme olayını bulmak için bu problemi çıkartma ihtimali olan karbüratör v.b. şeyleri, yakıtı v.s.’yi kontrol ettik ama birşey bulamadık. Aksilik o ki , motor tıkır tıkır çalışıyor hiç bir problem yok. Tamirci abimiz de bindi motora gitti bi tur attı geldi falan tık yok. Ben hem şaşkın hem tırsmış bir durumdayım. Çünkü şu anda bu problem yok ama ya yolda sıkıntı yaşatır ve yolda kalırsam ne olacak korkusu var. Başa gelecek ise vardır bir çözümü diyerek , kıyafetlerimi tekrar giydim, atladım motorun tepesine marşa bastım çalıştırdım, motor devrine geldi sonra tam çıkacaktım ki, fıt fıtı fıtı fıt fıt dedi tık etti gitti. Tamirci abimiz de ben de şaşkın durumda… İndim tepesinden çalıştırdık yine problem yok. Yan ayakta çatır çatır çalışıyor , düzeltiyoruz iki fıt fıtı ediyor ama sıkıntı yok stop etmiyor. Sonra üzerine biniyoruz bi süre sonra kapatıyor kendini 🙂 Gelde delirme… Resmen motosiklet binmeyin diyor 🙂

Koltuğun altında ne var diye söktük ki , karbüratör hava hortumu koltuk altında sıkışmış ve üzerine basıncı yiyince (125 kg) makinanın nefesi kesiliyormuş kısaca. Hortumun yerini değiştirdik hemen ve hiç bir sorun çıkmadı 🙂 Bazen çok basit şeylerden dolayı büyük sorunlar çekebiliyorsunuz. Bu da onlardan biriydi işte ve güzel bir ders oldu bana. İyi de oldu.


Güncelleme : 11.08.2016

Zaman içerisinde insanın fikirleri değişebiliyor. Bu nedenle yazıyı komple değiştirmek yerine eski yazdıklarımın kalmasını tercih ediyorum ki değişimi de not etmiş olalım. Herşeyden önce halen Kawasaki KLE 500’den memnunum ve motosikletimi seviyorum 🙂 Bu kısımda yukarıda yazdıklarımı düşüncelerimi bir kenara bırakıp motosiklet üzerinde ne gibi değişiklikler yaptığımı ve arızalanan parçaları yazacağım.

23 Ocak 2015 tarihinde  33.500 Km’de aldım KLE 500’ü ve an itibari ile (11.08.2016) 51.500 km’yi geçti. 18.000 km ve 566 gündür birlikteyiz. Şöyle geriye doğru bakıp ne sorunlar yaşamışız. bunların kaçı benden, kaçı “Caterpillar” ‘dan kaynaklı. (Evet onun gizli adı Caterpillar! 😛 )

-Yağ Müşürü değişti (Kazdağlarında yaptığım kaza sonucu hasar aldı) (Benim hatam)
-Sağ ayna kırıldı (benim hatam)
-Gidon yamuldu (benim hatam)
-Km teli koptu (onun hatası)
-Konjektör bozuldu (onun hatası)

Hiç durmadı, yolda bırakmadı. Öksürdü tıksırdı fakat hep gitti. Konjektör bozuldu fakat yine de çalıştı. Tü tü tü nazar değmesin Caterpillar’ıma 🙂

1.Elcik Koruma : Barkbusters VPS Kit + Bar Ağırlıkları ve Skid Plastics takıldı. Düşerek deneme fırsatı elde ettim. Başarılı 🙂

IMG_20160517_132556 20160527_135958

2. Elcik : ProGrip 732 (Çift hamurlu) olarak değiştirildi. Kullanım sonrası biraz renk attı fakat tutuş halen güzel. Hiç kayma yok.

IMG_20160512_162234 IMG_20160512_162733 20160527_140012

3. Marş Rublesi Değiştirildi : Sorun yoktu ama soğuk havalarda uğraştırıyordu. Bu nedenle beklenmedik anda patlak vermemesi için değiştirdim.

IMG_20160520_154209

4. Gidon Değiştirildi : Orjinal Kawasaki KLE 500 gidonu takarak yeniledim.  Eski gidon 2 kez yamulup düzeltildi tam gönyeye gelmediğinden dolayı ve titiz olduğumdan dolayı yeniledim.

IMG_20160520_153559

5. Zincir + Dişli Yenilendi : Zincir – RK GB520XW / Dişliler – JT 17T/44T , her halde yaptığım en iyi işlerden biri XW Ring’li zinciri Türkiye’de bulamadım. ebay’den aldım.

p1 20160527_140021

“XW Ring ne ola ki?” diyecekler için de görseli şuraya ekleyelim.

rk-ring-chart

6. Arka Tabla Montajı : Uzun süre önce yapmıştım montajı ve bir çok kez kullanma fırsatı buldum. 5mm ALMG5’ten üretildi. Biraz büyük evet fakat gerçekten çok işe yarıyor. 🙂 90 Litre ve Overboard çantam var tam oturuyor ve tüm eşyamı alıyor (kamp sandalyesi dahil!) ama şimdi soft yan çanta yapacağım için arkaya RotaPax düşünüyorum.

 tn_211

7. Radyatör Koruma 

tn_29 tn_210

8. Yan Çanta Demirleri (soft çanta için)

tn_24 tn_25 tn_26 tn_27

9. 3’lü Panel yapıldı : Çakmaklık + Volt Metre + 2x USB

20160618_134525 20160618_134536 20160619_124620


Güncelleme : 01.09.2017

Hemen öz değerlendirmemi yapayım. Kawasaki KLE500’den halen memnun muyum? Evet. 🙂 Büyük problem çıkardı mı? Hayır. 🙂 63.000 km’ye merdiven dayadı. 55.000 km civarında iken Sübap ayarı, Karbüratör senkron ayarı yapıldı, eksantirik zinciri kontrol edildi henüz %50 ömründe.

Normalde soft çanta hayranıyımdır fakat nasıl oldu ise arkadaş kandırdı beni ve hafif olması sebebi ile fiberglass çantaya yöneldim. Güzel oldu, motorda da güzel durdu 🙂
Ne eklemeler yaptım hemen hızlıca özet geçeyim.

1-Depo Üstü Çanta : Önceki çok eskimişti ve daha büyük bir çantaya ihtiyaç duyuyordum. Moto-Detail 8L

2-SW Motech Koruma Demiri

 

3-SW Motech Pegler : Orjinalleri ile aynı fiyata geldi sayılır. Çok rahatlar 🙂

 

4-Long Road Yan Çanta : Fiberglass , hafif , dayanıklı, onarılabilir. 28L iç hacim. Gayet memnunum.

   

5-Duffel Bag : Yan çantaları takabilmek için o büyük arka tablayı kestim, Dane 60 litre sosis çantamı da kullanabiliyorum fakat uzun olduğu için yan çantaların üstüne geliyor ve seyir halinde yan çantaların içinden bir şey almak istesem alamıyorum. Tüm bunlara ek olarak görüntüsünü beğenmiyordum. The North Face – Base Camp Duffel XS (31Litre) çanta aldım. Cuk diye oturdu. Şimdi hem yan çantaları kullanabiliyorum hem de gereksiz yüklerden kurtuldum, çantalar çok geniş olmayınca insan yanına fazladan eşya almıyor 🙂


Güncelleme : 24.05.2018

Karter Koruma : KLE’nin orjinal karter korumasını sevmiyordum ve ilk fırsatta daha güzel bir alternatif ile değiştirme fikrim vardı. Türkiye’de alüminyum kaynağı yapıp böyle küçük (onlara göre) işler ile uğraşacak adam bulmak ve bulsanda bunu ucuza yaptırmak pek mümkün değil. Hele kaldı ki, buldun diyelim, o ustanın ağız kokusunu çekeceksin, sanki kızıl denizi ortadan ikiye bölecek yada atomu parçalayacak. Sonuç olarak, KLE500 International grubundan edindiğim bir arkadaşımın bir kaç yıl önce  kendisine yapmış olduğu karter korumayı gördüm. Biraz ısrar ile bana da yapmasını sağladım. (3 ay kadar bekledim.) ve işte sonuç karşınızda 🙂


Güncelleme : 30.05.2018

An itibari ile motosikletim 65.000 Km’ye ulaştı. Hem periyodik bakımı zamanı gelmişti hem de bazı parçaların değişmesi gerekiyordu.

  • Motor Yağı & Filtre Değişti (Yağ : Castrol 10W40 / Filtre : Mann MW64)
  • Karter tapası, mıknatıslı tapa olarak değiştirildi.
  • Bujiler Değişti (NGK DR9EA 2 adet)
  • Karbüratör senkron ayarı yapıldı
  • Debriyaj Balatası Değişti (Komple Set, Balata + Çelik Plakalar + Yaylar – EBC DRC064)
  • Ön / Arka fren balataları değişti. Önde Sinterli arkada organik kullanıyordum bu sefer ikisinide sinterli taktım. (Ön : EBC FA129HH /  Arka : EBC FA067R)
  • Arka sinyalleri LED olarak değiştirdim, soketli yapıldı, bozulursa hemen bozuğu çıkartıp, yedek LED sinyali takabilir durumdayım.
  • Arkaya LED şerit park/stop takıldı.
  • Progrip 732 elciklerim çok eskimişti, turncular pembe olmuştu, UFO Challenger taktım.
  • Ayaklık tabanı bir miktar genişletildi (toprakta kolay batmasın diye) ve boyandı.
  • Ön / Arka teker rulmanları değiştirildi.
  • Radyatör suyu yenilendi.

 

 

4
Kimler Neler Demiş?

2 Comment threads
2 Thread replies
0 Followers
 
Most reacted comment
Hottest comment thread
3 Comment authors
paco.falco@hotmail.com'emirhandnc@gmail.com' Recent comment authors
  Subscribe  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
emirhandnc@gmail.com'
Ziyaretçi
EMİRHAN DANACI

Merhaba ,
Neredeyse tüm yazınızı okudum. Öncelikle teşekkürler bu paylaşım için harika olmuş. Bu motoru düşünen bir olarak sizinle sohbet etmek isterim. Nasıl ulaşabilirim acaba ?

paco.falco@hotmail.com'
Ziyaretçi
can

merhabalar soft yan çanta demirlerinizi nereden aldınız acaba ? cok güzel sayfa olmuş efsane kale hayranları için teşekkürler