Karaburun Kampı

Kazadan sonra yeni yeni toparlanmaya başladım. 4 Ağustos 2015’de çalışma hayatına geri dönmüştüm. Tabii ki 3 aylık aradan sonra yoğun bir dönem geçiriyordum. Arada ufak kaçamaklarım oluyordu fakat şehir dışına çıkmadım diyebilirim. Radial sinirdeki hasardan kaynaklı düşük bilek sendromumda geçmişti artık. %100 olmasada %80-90 hareket kabiliyetine kavuştum. Tabi bir de kaza yaptığım günden bu yana uzattığım sakallarım vardı işe geri dönünce onları da kesmek durumunda kaldım. Hatıra olsun diye şöyle bir de karşılaştırmasını koyalım, geriye dönüp baktıkça gülerim biraz 🙂

PhotoGrid_1439308167304~2

Geçen sürede motor üzerinde çok büyük bir değişiklik yapmadım. Sadece msTech 6 ledli yuvarlak sis farlarından taktım. Hem görüntü hem de aydınlatma hem de fark edilme açısından gayet güzel oldu.

20150829_221339

Tabii ki; yine yoldan çıkmadan duramıyorum… 🙂

IMG_20150830_133514 IMG_20150830_130800

Şimdiye kadar olanlar ısınma turuydu, ufak aperatiflerdi. Gelelim asıl post konumuz olan Karaburun Kampına. 3 Eylül 2015 Perşembe gece saat 00:20 civarı. Yalova’dan bir arkadaşım mesaj attı. “Haftasonu Uçmakdere’ye gidelim mi? Hem kamp hem de yamaç paraşütü yaparız.” dedi. Benim de belirlenmiş bir planım olmadığından dolayı teklife sıcak baktım ama karar vermeden önce biraz düşünmek istedim. “Sabah sana geri dönerim” diyerek yatıp uyudum. Sabah nedense gitmek pek içimden gelmedi hem 4 Eylül kardeşimin doğum günü olduğu için onunla birşeyler yaparım diye düşünüyordum. Arkadaşıma gelemeyeceğimi söyledim ve kardeşimi arayıp “Akşam dışarı çıkalım doğum gününü kutlamak için” dedim. Nereye gitsek, hangi mekana gitsek, ne yapsak diye düşünürken saat 13:20 civarına gelmişti. Bir iki gün önce Bora ile konuşmuştuk. O da bana haftasonu kampa gideceğinden falan bahsetmişti. O saatte o dakikada mesaj attı bana. “Bu akşam gidiyorum, hadi sende gel.” olmaz dedim, yok dedim, ekipmanım eksik dedim ama yok “İlla ki gel”. Nedense bir anda fikre sıcak bakmaya başladım. Kazadan dolayı ailem motosiklete devam etmeme karışmıyor hatta destekliyorlar fakat şehir dışı bir seyahat için daha erken olduğunu düşünüyorlardı. Aileyi ikna ettikten sonra Bora‘ya “Tamam, geliyorum” dedim. Saat 14:00 civarı işten çıktım eve geçtim. Hiç hazırlığım yoktu. İlk iş hemen zinciri yağladım. Hızlıca eşyalarımı topladım ve motora yükledikten sonra İzmir yolunu tuttum.

İlk durağım Susurluk Outlet oldu. Orada 2,5 yaşında motor delisi genç bir delikanlı ile tanıştım. Kaskı görünce zaten çocuk çıldırdı. Kısa ve hoş bir muhabbetimiz oldu 🙂 (Fotosunu çekmediğim için şu an pişmanım)

20150904_170555

İzmir’e Bora‘nın yanına vardığımda saat 20:00 civarındaydı. Normalden hızlı gelmiştim fakat Akhisar – Manisa – İzmir arası trafik beni çok geciktirdi.

20150904_201236

Aslında tam olarak nereye gittiğimizi de bilmiyorum. Takıldım bir manyağın peşinde Karaburun diye çıktım yola. Mordoğan’a vardığımızda saat gece 23:00 civarıydı sanırsam. Ufak bir mola verdik girişteki benzinlikte. Su , dondurma ve sigara falan… Neyse yola koyulduk tekrar. Yolda ışıklandırma yok, yol dar, her taraf zifiri karanlık ve gece yarısı biz yoldayız. Karaburun’u geçtik. Sonra bir kaç yer daha geçtik. Sonra bir tabela gördüm Hamzabükü 5km diye oradan girdik, bir süre sürdükten sonra Bora, “burası değilmiş geri dönelim” dedi. Hemen 1-2km sonra bir yol ayrımına girdik ve yoldançıkmış olduk. Hafif yumuşak , hafif sert ama mıcırlı, çukurlu, tümsekli, taşlı bir yol. Gece yarısı oradan aşağı hoplaya zıplaya indik. Sonra baktık çok ıssız, telefon bile çekmiyor. Gece saat 01:00 olmuş, geri dönüp aynı yolu geri çıkarak daha insancıl daha insanlığa yakın bir yere kamp kurmaya karar verdik. Geriye Karaburun’a doğru dönerken, Karaburun’a bağlı Yeni Liman Köyün’de gece saat 02:00’da açık olan kahveciyi buldum ve kamp yeri sordum. Şansımıza yer varmış. (şans o ki bizden başka kalan yoktu 🙂 ) Fotoğraf gece saat 03:00 sularına ait. Hazır makarna yedikten sonra direk yatacağız 🙂

IMG_20150905_024149

Sabah erken uyandık. Çok güzel , kafa dinlediğimiz bir gün geçirdik. Hiç kimse yoktu. Sakindi. Kısaca süperdi.
IMG_20150905_082958 IMG_20150905_095228 IMG_20150905_085601 IMG_20150905_085627 IMG_20150905_131136 IMG_20150906_122910

Cumartesi gecesi erkenden yattık. Sabah erken kalkıp sıcak bastırmadan çadırlarımızı topladık. Kahvaltımızı yaptık, biraz oyalandık falan saat 12:00-13:00 oldu. O sırada swarm’da uzun zamandır görüşemediğim kuzenimin Altınoluk’ta olduğunu gördüm. Bursa’ya dönmeyi planlarken bir anda plan yine değişti ve ben önce Altınoluk yolunu tutacaktım sonra Bursa’ya geçecektim. Önce Bora‘nın eve geçtik. Benim zinciri yağladık ve vedalaşıp yola koyuldum. Yolda hız sınırını %30’luk dilimden geçtiğim için kallavi bir ceza yedim. 15:00’da İzmir’den ayrılmıştım ve o iğrenç Edremit-Altınoluk arası trafiğine rağmen, trafik çevirmesine girmiş olmama rağmen saat 18:00’da Altınoluk’a ulaşmıştım. Saat 21:00’a kadar kuzenimle zaman geçirdikten sonra Bursa’ya doğru yola çıktım. Hem gece sürüşünden, hem yorgunluktan hem de temkinli gitmekten dolayı saat 02:00’da 1048 km yol yapmış olarak evime sağsalim ulaşmıştım. Bu iki günlük kısa kaçamak bana o kadar dolu, o kadar eğlenceli gelmişti ki, evime geldiğimde kendimi 1 hafta tatil yapmış gibi hissediyordum.

Bu resimlerde gece mola verdiğim benziniklerden 🙂
IMG_20150906_211924 IMG_20150907_005733

Bu sıralar çok dinlediğim bir şarkı ile sizlere şimdilik veda ediyorum. Eeee artık iyileştiğimize göre devamı gelmeli değil mi? 🙂 Hadi kalın sağlıcakla!

Kimler Neler Demiş?

  Subscribe  
Bildir